20 Şubat 2018 Salı

On Sekizinci Bölüm- Hepsi Bu Kadarcık Mıydı Yani?

Aylin içinde giderek büyüyen merak duygusuna daha fazla direnemedi ve telefonunu eline aldı. Mail kutusunda kitap tanıtımı için gönderilen maili buldu ve " Merhaba, Sanırım kitap hakkında konuşmamız gereken bir şeyler var." yazıp çok düşünmeden gönderdi. Üzerine biraz düşünse kendine olan güvenini kaybedeceğinden korkuyordu. "Sayın Teoman Elçi yıllardan sonra uzaklardan bile olsa kendime olan güvenimi yerle bir etmeyi başarıyorsun!" diye düşünürken yanıt geldi. Ne kadar da hızlı! Açıp bakmaya cesaretini toplayamayacağı kadar hızlı. İçinde yazanları kaldırabileceğinden emin olmadan derin bir nefes aldı Aylin ve maili açtı. "Merhaba Aylin Hanım. Kitapla ilgili tüm sorularınızın yanıtı niteliğinde bir kitap daha olmalıydı pakette. Ve tabii benim teşekkür notum. Siz gelemeyeceğinizi söylediğinizde kargo yapmak üzere hazırlamıştım, orada olduğundan eminim." 

Aylin koşarak arabaya gitti ve soluk soluğa aramaya başladı. Oradaydı: "Küçük Prens" 




Ve içinde Teoman ile ikisinin Prizma'da çekilmiş bir fotoğrafı. Teoman kolunu Aylin'in omuzuna dolamış. Aylin'in çenesinin altından görülen yüzük parmağında turuncu tilki.  "Birinin seni evcilleştirmesine izin verirsen, gözyaşlarını da hesaba katmalısın."  İkisi farklı yerlere bakıyor ve gülüyorlar. "Keşke seninle aynı yere bakmayı başarabilseydim Teoman" diye bir düşünce geçiyor aklından sinsice. Fotoğrafın arkasında isimleri yazıyor. Aylin ve Teoman. Prizma. Sonradan eklendiği belli daha taze ve farklı bir mürekkeple yazılmış : "Seni unutmaya çalışmak da varmış!" "Beni unutmak için çaba mı harcadın Teoman?!" diye düşünüyor Aylin yine farkında olmadan. Hiç sevilmediğini düşündüğü zamanlarda nasıl sevildiğini, çok sevildiğini düşündüğü zamanlarda hiç sevilmediğini fark etmenin üzüntüsü içine doluyor hızlıca. Pişmanlık mı bu? "İyi de bu şarkı hiç senin tarzın değil!!" diyor öfkeyle sonra da Teoman'ı ne kadar iyi tanıdığını sorgulamaya başlıyor istemeden. "Peki ya Tuna'yı ne kadar tanıyorum?"

Hızlıca kitabı karıştırıp notu buluyor: Aylin Hanım, bu kitabı sahafta bulduğumda bu kadar güzel bir şeye vesile olacağını bilemezdim. İçindeki fotoğrafın yazdırdığı kitabı size göndermekten mutluluk duyuyorum. Umarım beğenirsiniz."

"Bu mu?" dedi Aylin gözlerini kocaman açarak. İçindeki hayal kırıklığı giderek öfkeye dönüştü. Gününü saçma sapan hayallerle geçirmesine ve Teoman'ı anlamasına -anlamasına?- özlemesine -özlemesine?- ve Tuna'yla olan ilişkisinin gerçeğini görmesine neden olan şey bu kadarcık mıydı? "Gerizekalı!!!" dedi kağıdı buruşturup fırlatırken. Kime kızdığını kendisi bile bilmiyordu.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder