"Biliyorum" dedi Aylin. "Ama onu o kadar seviyorum ki, ilk görüşte tanıdığımı düşündüm. İçini gördüğümü. Aklını okuduğumu. Olur ya hani Şöhret Abla. Gördüğün anda, işte bu o dersin ya. Öyle bir şey. Onsuz geçirdiğim zamanlara acırken daha fazla onsuz zaman geçirmek istemedim. Ben de biliyorum her şey çok hızlı oldu. Ama başka türlüsü mümkün gibi gelmedi. Hala da gelmiyor. Yine olsa..."
"Tabi aşk güzel şey de, neye aşk dediğine bakman lazım Aylin. İnsanların bazı ihtiyaçları var- fiziksel olandan bahsetmiyorum şu anda. Aynı onlar gibi duygusal olanları var. Sen neye ihtiyaç duyuyordun da bu adam geldi orayı doldurdu? O ihtiyacını doyurunca elinde kalan adam seni mutlu edecek mi?"
"Böyle aşk mı olur ya!"dedi Aylin. "Bu düpedüz bencilce çıkarcı bir şey!"
"Sen insan ilişkilerinin ne üzerine kurulu olduğunu zannediyorsun Aylin? Neden mahallede onca kadın varken benimle dertleşiyorsun? Çünkü ben seni dinliyorum. Buna ihtiyacın var. Birinin seni dinlemesine. Niye o kadar kişiyle arkadaş oldun kimiyle koptun gittin kimiyle arkadaşlık ediyorsun ama Deniz özel bir yerde?"
"Çünkü Deniz özel biri de ondan. Benim ihtiyacımla alakası yok!"
"Hayır Deniz'i diğerlerinden özel yapan senin ihtiyacın olan şeyin onda olması."
Aylin konu uzadıkça köşeye sıkışmaya başladığını hissediyor ve bir an önce kalkıp gitmeyi istiyordu. Duydukları hoşuna gitmediğinde her zaman yaptığı gibi. Ama Şöhret bugün formundaydı.
"Aylin. Sen hep kendini önemli hissetmek isteyen bir çocuk oldun. Bu adamın yaptığı da bu. Babana da onun için önemsiz olduğunu düşündüğün için bu kadar öfkelisin. Bak herkes kendi hayatını kurdu. Güzel güzel durulttu duygularını sen hala panter kesiliyorsun babandan bahsedilince. Oysa ki adam o şartlarda yapabileceği en insanca şekilde davrandı."
Aylin konunun babasına gelmesine sevinmişti. Artık çıkıp gidebilirdi çünkü. Öyle de yaptı. Öfkeyle kalkıp Şöhreti hızlı hızlı öptü yanaklarından ve kapıyı çarparak çıktı. Rahatlamıştı.
Tuna'yı seviyordu. Evet, o biraz kıskanç bir adamdı. "Deniz olsa gözlerini devirip "Biraz?" diye sorardı şimdi" diye düşündü Aylin. Güldü. Çantasından telefonunu çıkartıp Deniz'i arayacakken Tuna'nın mesajını gördü. Akşamki davranışı için özür diliyor, Aylin'i çok sevdiği için delirdiğini, akşam en sevdiği yerde yer ayırttığını ve ona bir sürprizi olduğunu söylüyordu. Aylin bir anda akşamki tartışmayı, Tuna'nın dokuzda arayan müşterinin iş için aradığına inanmayıp onu "kırıştırmakla" suçladığını unutup sürprizle ilgilenmeye başladı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder