"Kızım saçmalama baban senin iyiliğini düşünüyor."
dedi annesi. "Okul masraflarını ödersin kirasıyla sonra da ister satarsın
ister oturursun."
"Ya anne hala şu adamı koruduğuna inanamıyorum"
dedi Aylin. "Sen de bir şey söylesene Arda!"
"Ne söyleyeyim kızım! Adam erkeğiz diye bize onu da
yapmadı en azından karısıyla kızını düşünmüş bak birer daire verdi Allaaahh
raazı olsuuuunnn "dedi dalga geçerek. Annesi ayağından terliğini çıkartıp
Arda'ya fırlattı. Arda zıplayarak kaçtı.
Annesi kahkahayla güldü. Aylin inanamayarak baktı ikisine.
Babası gittiğinden beri Aylin hiç görüşmemişti onunla. Bir
kaç kez karşısına çıkmış, hatta dershaneye kadar gelmiş, bir kaç kez de telefonla aramış, annesine haber
bırakmıştı ama Aylin kararlıydı. Asla görüşmeyecekti onunla. Annesi de Şöhret
Abla da durmadan bunun annesiyle babası arasında bir mesele olduğunu anlatıp
duruyorlardı ama Aylin o kadar öfkeliydi ki onlarla da sürekli kavga ediyor ve
günlerce küsüyordu.
Evden ayrıldıktan bir kaç ay sonra bir avukat gelip durumu
bildirmişti: Dava açılmıştı. Anlaşmalı boşanma istiyorlardı. İki daireyi ve bir
miktar nafaka verecekti müvekkili. Dairenin kirası ve nafaka ile geçinmeleri
mümkün olabilecekti. Zaten abisi de çalışıyordu. Gelirleri de iyiydi. Bu durumda
eski karısının ve kızının mağdur olmayacağını düşünüyordu. Aylin avukata saldırmış evden kovmaya
çalışmıştı ama annesi daha önce hiç görmediği bir sinirle onu odasına yollayıp
gerekenleri yapmıştı. Bir kaç ay içinde
boşandılar. Babasını mahkemeden sonra hiç görmedi. Mahkemeye de o kadınla
birlikte gelip gelmeyeceğini görmek için gitmişti zaten. Teoman gelip onu oradan götürünceye kadar
adliyenin kapısının önündeki kaldırımda öylece oturmuştu. Kendini terk edilmiş
hissediyordu. Annesiyle abisinin bir şey olmamış gibi duruşmaya girip sonra da
güle oynaya yemek yemeğe gitmelerine -hatta ona da ısrar etmelerine-
öfkeleniyordu. Babasının hiçbir şey olmamış gibi onunla konuşmayı -hatta
sarılmayı- denemesine öfkeleniyordu. On yedi yaşında kocaman bir kız olarak
bunların altından kalkamıyor oluşuna öfkeleniyordu. Kendini çaresiz, güçsüz,
küçücük bir kız gibi hissetmesine öfkeleniyordu. Her şeyin böyle çabucak
bitebiliyor olmasına öfkeleniyordu.
"Her şey insanlar için diye bir söz var" dedi
Teoman. Aylin ağladığı belli olmasın
diye kafasını önüne eğmiş, saçları yüzünü kapatmıştı.
"Hocam kalbinizi kırmak istemiyorum, lütfen." dedi sessizce. Sonra çok önemliymiş gibi "Siz beni nasıl buldunuz?" diye sordu. "Deniz söyledi" dedi Teoman. "Allah onu da kahretsin o zaman" dedi Aylin. Teoman istemeden kahkaha attı. Sonra özür diledi. Aylin kıpkırmızı gözleriyle ters ters baktı. "Kimseye güvenemiyor olmam çok komik gerçekten değil mi?"
"Neden güvenemiyorsun?" dedi Teoman şaşırarak. "Deniz senin için endişeleniyor. Bu da ne kadar iyi bir arkadaş olduğunu gösterir."
"Arkamdan iş çeviriyor" dedi Aylin tıslayarak. "Bu da ne kadar kötü bir arkadaş olduğunu gösterir."
"Aylin. Kendini çok fazla ciddiye alıyorsun. Alma." dedi Teoman. Aylin öfkeden kızardığını hissetti. Hızlıca kalkıp "iyi günler hocam. Ben iyiyim dadıya ihtiyacım yok." dedi ve koşar adım yürümeye başladı.
Teoman'ın arkasından gelmesini ve onu sakinleştirmesini bekliyordu. Gelmedi.
"Hocam kalbinizi kırmak istemiyorum, lütfen." dedi sessizce. Sonra çok önemliymiş gibi "Siz beni nasıl buldunuz?" diye sordu. "Deniz söyledi" dedi Teoman. "Allah onu da kahretsin o zaman" dedi Aylin. Teoman istemeden kahkaha attı. Sonra özür diledi. Aylin kıpkırmızı gözleriyle ters ters baktı. "Kimseye güvenemiyor olmam çok komik gerçekten değil mi?"
"Neden güvenemiyorsun?" dedi Teoman şaşırarak. "Deniz senin için endişeleniyor. Bu da ne kadar iyi bir arkadaş olduğunu gösterir."
"Arkamdan iş çeviriyor" dedi Aylin tıslayarak. "Bu da ne kadar kötü bir arkadaş olduğunu gösterir."
"Aylin. Kendini çok fazla ciddiye alıyorsun. Alma." dedi Teoman. Aylin öfkeden kızardığını hissetti. Hızlıca kalkıp "iyi günler hocam. Ben iyiyim dadıya ihtiyacım yok." dedi ve koşar adım yürümeye başladı.
Teoman'ın arkasından gelmesini ve onu sakinleştirmesini bekliyordu. Gelmedi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder